ESKİ DEFTERLER – Bölüm 3 – Tuğçe ve Büşra

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ESKİ DEFTERLER – Bölüm 3 – Tuğçe ve Büşra
ESKİ DEFTERLER – Bölüm 3 – Tuğçe ve Büşra

Tuğçe kucağımdan indi gözlerinde bariz bir nefret ifadesiyle ve boylu boyunca yanıma uzandı. Aletim, onun sıvılarıyla parıl parıl parlıyordu.

“Biliyor musun, Hakan’ı Büşra ile bastığımda tam da sizin gibi oturuyorlardı” dedi. “Sadece onlar çırıl çıplaklardı” diye ekledi. “Büşra olduğunu bilmiyordum” diyebildim sadece. “Sen ve Büşra, evlenmeden önce çok yakındınız yanlış hatırlamıyorsam” diye ekleyince. “Yakınlık ne demek, bir dönem sevgiliydik bile” diye güldü Tuğçe iç geçiererek. “Bunu bilmiyordum” diye yanıtladım.

“Millete o kadar gösterip vermedik, ama bir gece benim evde bir anda topak olmuştuk” diye başladı anlatmaya Tuğçe yüzünde garip bir tebessüm ile ben elimi onun göbeğinde ve göğüs uçlarında usul usul gezdirirken.

“Akşam Büşra ile sözleştik. Şirketten birkaç kişiye kendimizi dışarıda eğlenmeye davet ettirmiştik. Selçuk vardı, Hakan vardı, Tolga vardı. Büşra kıyafetlerini yanında getirmişti şirkete, gece bende kalacaktık. Mesai çıkışı direk benim eve geçtik. Birer kahve içip sohbet edip, gece kimi nasıl kafalayacağımızı, kiminle nasıl eğlenip gece gelince güleceğimizi falan konuşup güldük eğlendik. Bir yandan da üstümüzü değiştirip hazırlandık. Eğlence olsun diye birbirimizin popolarına şaplaklar atıyor, off yavrum diye göğüslerimizi falan sıkıp bırakıyor, birimiz erkek olup dans eder gibi sürtünüyorduk. İyi gülmüş eğlenmiştik. İkimiz de siyah tayt, üzerine beyaz v yaka tshirt giymiştik.

Neyse Hakan geldi bizi arabayla aldı, bara gittik. Anlaşılan bunlar aralarında gizlice anlaşmışlardı. Üçü de etrafımızda pervane oluyordu ama Hakan özellikle bana, Tolga’da Büşra’ya yazıyordu. Bir iki saat sonra zaten Selçuk barda bir kızla takılmaya başladı ve bizden ayrıldı. Hakan arada küçük küçük elimi tutuyor, belime falan sarılıyordu. Tabii masaya viski, votka, redbul, ne varsa yığılmıştı. Deli gibi içiyorduk. Bacaklara ufak dokunuşlar, küçük okşamalar falan ama ileriye gitmesine izin vermiyordum. Hemen dibimde büşra ve Tolga’da aynı durumdaydı. Bir ara dans etmeye kalktığımızda Tolga Büşra’nın kalçalarına iyice yapıştı. Büşra biraz öyle onu oyaladı ama sonra usulca kollarından kurtulup ayrıldı. Bana doğru geldi Ellerini belime koyup kendine çekti ve iki kız bayağı yakın resmen sürtüne sürtüne dans ettik. Hakan benim, Tolga’da Büşra’nın arkasına yanaştı ama daha yapışamadan biz Büşra ile ayrıldık. Bunların kafa iyice allak bullak olmuş, biraz da alkolün tadını kaçırınca hareketleri daha da cüretkar olmaya başlamıştı. Tolga Büşra’yı öpmeye kalkınca Büşra usulca reddettmişti. Sonra da kalkalım dedik Tolga’nın hareketi bize malzeme olmuştu. Eve bırakmayı teklif etti Hakan ama kafası güzel olunca taksiyle döndük.” diye devam etti.

“Risk yükselince kaçtınız yani” diye güldüm. “Her zamanki gibi enayi içkisi” diye güldü. “Dur dinle” diye beni susturup anlatmaya devam etti Tuğçe.

Taksiden eve kadar Hakan ve Tolga’nın halini birbirimize anlatıp gülüp durduk. Taksici bile dayanamayıp “Ablacım, iyi enayileri bulmuşunuz kendinize” diye güldü… Neyse, eve çıktık. Kahve mi yoksa bira mı diye sordum Büşra’ya. Büşra birer bira içelim dedi. Kafamız zaten iyiydi, bira ile iyice uçarız kızım” diye yanıtladım. “Amaann… bu gece de biz bize uçalım. Hep zincir hep zincir, bir kontrolü bırakalım kız” diye güldü Büşra. Mutfağa geçip dolaptan iki tane bira aldım. Büşra’da peşimden geldi. Dolaptan biraları alırken kalçalarıma küçük bir tokat attı. “Hakan bu tokatı atamadı ya” diye güldü ve devamında da hafifçe okşadı. Güldüm. Birasını verdim. O önde en arkada oturma odasına geçerken arkasından yakalayıp kasıklarımı kalçalarıma dayayınca “Tolga taytın üzerinden giriyordu yalnız” deyince ikimiz de kahkaha atmaya başladık. Yanyana oturup biraları yudumlamaya başlayınca Büşra bana Hakan’ın hareketlerini taklit ediyor, ben de ona Tolga’nın hareketlerini taklit ediyordum.

“Dur kız, şu sütyen belasından kurtulayım” dedi Büşra ve tshirtünün altından kopçasına uzandı sütyeninin. Çözemeyince önce thirtünü çıkardı, sonra sütyenini başının üzerinden çıkardı. Yuvarlak göğüleri benimkilerden iriydi. İlk defa çıplak görmüştüm Büşra’yı. Göğüs uçlarının etrafında koyu kahverengi büyükçe bir daire vardı. Göğüs uçları dahi iriydi. Tshristünü geri giyince “ne o, beğendin galiba” diye güldü Büşra. “Benimkilerden güzeller, kıskanmadım değil” diye güldüm. “Bunlar var ya bunlar” diye avuçladı göğüslerini. “En güçlü silahlarım, çatalı gösterdim mi gerisi geliyor” diye güldü. “Ama seninkiler de fena…. senin frikiklerin daha tehlikeli” diye ekledi. İkimiz de koptuk. Yine döndük Hakan ve Tolga’nın bizi götürme çabalarını birbirimizin üzerinde göstermeye.. Birbirimizin orasını burasını ufak ufak ellemeye… O arada “senin nasıl öptü kız” diye güldüm ben. Büşra şak diye yapıştı dudakarıma ve öpmeye çalıştı. Ben kendimi geri çekince de “İşte aynen böyle” diye güldü… “Esas biz dans edince” diye başlamıştım söze ki Büşra hemen önüme geldi ve elini yine belime sarıp bacaklarından birini bacak arama soktu ufakca kadınlığıma sürterek. Göğüslerini göğüslerime yapıştırdı. “Tam böyle dans ediyorduk. Hakan arkadan sana gelmeye başladı. Sen nasıl yaptın ikimizi de aradan çıkardın anlamadım” diye güldü. “Geç arkama” dedim. Arkama geçince “belimden tutacakmış gibi yap” deyince Büşra yeltendi ama ben dönünce boşa düştü… “vayyyy… iyi taktikkk, dur bir de ben deneyeyim” diyip önüme geçti. Onun arkasına yapışınca bir anda kaçamadı tabi. Güldük…. “Desene sen olmasan Tolga kalçalarımın arasına girecekti” diye kahkahaya boğuldu. “Dur kız, bir daha deneyelim” diye gene geçti önüme. Yine kaçamadı. Bu kez ellerimi göğüslerine uzattım hızlıca ve sıktım. “Götü de göğüsleri de kaptırdın kızıımmm” diye güldüm.

“Sana kurban olsun yavrum götüm de göğüslerim de” diye bana dönüp başımı birden göğüslerinin arasına bastırdı. Dengemizi kaybedip yandaki kanepenin üzerine düştük altta ben üstte o. Ne olduya o anda oldu zaten. Büşra ve ben aynı anda birbirbirimizin dudaklarına yapıştık. İlk öpücük sadece dudakların birbirine değmesiydi. Büşra kendini hafifçe geri çekti. Gülüştük birbirimizin gözlerine bakıp. Sonra sustuk. Birbirimizin sıcak nefeslerini yüzümüzde hissediyorduk. İkimiz de ayna anda yavaşça dudaklarımızı birbirimize doğru uzattık. Usul usul öpüşmeye başladık. Sarhoştuk belki de o yüzden. Ne yaptığımızdan emin olmak için mi, yoksa yaptıklarımızı hatırlamak için mi yavaş yavaş hareket ettik hatırlamıyorum.” dedi Tuğçe ve sonrasında derin bir iç geçirdi. Yüzünde, anlatırken sanki yeniden yaşıyordu yıllar önce yaşadığı o ilk kadın kadına tecrübesini.

“Büşra üzerimden yavaşça kalktı. Thsirtünü çıkardı. Sütyensin iri göğüsleri yukarıdan bana bakıyordu. Benimkilerden büyüklerdi ve şekilleri daha güzel görünüyordu. Kahverengi göğüs uçları, sütyenini çıkarttığından daha da irileşmişti. Ben de doğruldum. Ellerimi onun yanaklarından, boynuna ve oradan da yavaşça göğüslerinin arasına indirdim. İki elimle göğüslerini yanlarından okşadım biraz, sonra altlarına inip hafifçe tarttım. Büşra sadece beni seyrediyordu. Göz göze geldik. Gözleriyle beni göğüslerine yönlendirdi adeta. Ona doğru eğilip göğüs uçlarına önce küçük öpücükler kondurdum. Sağ göğüs ucunu dudaklarımın arasına alıp hafifçe emdim. Değişik bir duyguydu başka bir kadının göğsünü emmek. Küçük bir ısırık attım hafifçe somurmadan önce göğsünü Büşra’nın. Bu ısırık dudaklarının arasından “ohhhhh” diye küçük bir mırıltı dökülmesini sağlayınca hoşuma gitmişti. Bir kadın olarak bir kadına zevk vermek heyecanlandırmıştı beni. Sonra sol göğüs ucuna yöneldim. Sağ göğsünü de sağ avcumun içine alıp ufak ufak okşamaya devam ederek. Ona direk somurarak başladım. Göğüs ucunu emdim, dilimle etrafındaki kahverengi halkayı yaladım, ağzımın içine somurunca Büşra’dan bir daha “oohhhhh, devam ettt” diye mırıldanma geldi. Dudaklarımı sol göğsünden ayırıp göğüslerini ellerimle bir araya getirdim. Dilimi önce sol göğüs ucuna götürüp birkaç kez yaladım. Sonra da sağ göğsüne. Başımı kaldırmadan gözlerimle Büşra’ya baktığımda başını geriye atmış, olayın keyfini çıkarıyordu. Bana doğru bakınca göz göze geldik. Yanaklarımdan tutup beni kendine çekti ve yine öpüşmeye başladık. Ama bu sefer daha ateşlenmiştik. Alt dudak, üst dudak, diller ağızda, tüm sıvılarımız birbirine karışmıştı çoktan.

Büşra öpücüklerine dudağımın kenarından sağ yanağıma, oradan kulak mememe, sonra boynuma ve v yaka tshirtümün açıklığından aşağılara doğru inmeye başlamıştı. İki eliyle yanlarından tuttuğu tshirtümü bir çırpıda çıkardı bedenimdem. Sütyenimi çıkarmadan bir süre onları yoğurdu. Ben arkadan kopçayı çözmeye çalışırken o çoktan sol göğsümü sütyenimin içinden çıkarıp açık kahverengi ucunu somurmaya başlamıştı. Sütyenimden tamamen kurtulduğumda ise iki eliyle tekrar yoğurdu. Bu kes sağ göğsüme yumuldu. Onunkilere göre nispeten daha küçüktü göğüslerim o zaman. Büşranın uzun parmaklı kibar ellerinin içinde kaybolmuşlardı. Büşra göğüs uçlarımı orta ve işaret parmakları arasından çıkarıp göğüslerimi avuçlarken diliyle de bir sağ göğüs ucuma, bir sol göğüs ucuma darbeler atıyor, küçük ısırıklar bırakıyor, emip somururuyordu. Zevk alıyor ve kısık kısık inliyordum.

Sağlam azmıştık ikimiz de. Bir anda Büşra’yı geriye doğru ittim koltuğa ve altındaki siyah tayta saldırdım. Bir çırpıda tangası ve taytını çıkarmıştım. Büşra karşımda kikirdiyordu. Ayağa kalkıp kendiminkileri de çıkardım ki Büşra saldırdı bana ve kasıklarımdan tuttuğu gibi beni koltuğa yanına devirdi. Tam doğrulmak istemiştim ki hafifçe bastırdı başıma ve geriye yaslanmamı sağladı. Dudaklarımda oyalandı biraz ve yalayarak göğüslerime indi. Oradan göbeğime ve kadınlığıma. Bir bacağımı koltuğun üzerine aldı, diğeri de yerde kalmıştı. İyice ayırdım onun için.” diye devam ederken Tuğçe gerçekten bacaklarını iyice iki yana ayırmış, elleriyle boynunu okşayarak, aşağıya kadınlığına kadar inmişti.
İzlemek mi yoksa anlattığını ona yaşatmak mı diye düşündüm bir süre. Sonra onun yaşamasını izlemek daha heyecanlı geldi.

“Ben bacaklarımı ayırıp kadınlığımı tüm açıklığıyla ona sundum” diye devam etti Tuğçe anlatmaya. Büşra’nın bacak arama ilk dokunuşu içimi titretti. Merakla onun ne yapacağını izlemeye başladım dirsekklerimin üzerinde durarak. Önce parmaklarını usul usul bacak aramda gezdirdi. Sonra sağ diz kapağımdan başladı yalamaya kasıklarıma kadar. Kadınlığıma gelince durdu ve yukarı göbeğime doğru yönlendidi dilini. Sonra aynı çizgide sol bacağıma geçti ıslak ve ince bir çizgi çizerek diliyle. İçim gıdıklanmıştı yine. Başını kaldırdı, göz göze geldik. Bir elimi uzattım kontrolsüzce onun başına ve saçlarını okşayıp hafifçe aşağı doğru bastırdım. dilinin kilitorisime değmesi hiç gecikmedi. Önce küçük küçük ucuyla yokladı. Sonra biraz daha büyüdü, sonra biraz daha büyüdü. Kadınlığın dudaklarının arasına kadar indi yalayarak. Ve yukarı aşağı bu yalamalarını devam ettirirken dili ile, sağ elinin işaret parmağı kilitorisimle buluştu. Hafif hafif bastırıp küçük titreşimler veriyordu. Sol eli ise göbeğime uzanıp okşamaya başladı.

Aldığım zevkle başımı geriye attığımı hatırlıyorum. Sonrasında hissettiğim onun dilinin sıcaklığı, ellerinin yumuşaklığı ve içimde doruğa çıkan yangındı. Göbeğimdeki sol elini de aşağıya indirip, iki eliyle kadınlığımın dudaklarını iki yana ayırdığını ve dilini kilitorismde hissedip sonra da kadınlığımın içine sokmasının verdiği haz, bir anda kasılmamı sağlamıştı. Resmen beni diliyle boşaltmıştı Büşra. Kasıldığımı anlayınca sağ elinin bir parmağını kadınlığımın içinde ve bir parmağını da kilitorisime baskı yaparken buldum. Başımı kaldırıp ona baktığımda verdiği zevk ve aldığı zevki eşitlemiş gibiydi. Bir elini kendi kadınlığına da atmıştı çoktan Büşra.

Onun diretmesine ve beni o pozisyonnda tutmaya çaışmasına rağmen bir şekilde doğrulup koltuk altlarından yakaladım ve üzerime çektim. Bacaklarımız birbirlerimizin bacaklarının arasına girmişti. GÖğüs uçlarımız birbirimizin göğüs uçlarını eziyordu. İkimiz de bacaklarımızı birbirimizin kadınlıklarına bastırıp sürtünüyorduk. Ellerimiz kalçalarımızı, göğüslerimizi okşuyor, dişlerimiz dudaklarımızı eziyordu. Saçımız, salgılarımız, ellerimiz, kollarımız, göğüslerimiz resmen birbirine girmişti.

“Bira içelim” diye fısıldayınca güldü Büşra. Üzerimden kalktı. Sehpaya uzanıp bira kutusunu almak için ayağa kalkınca ben de koltukta doğruldum. Kalçaları tam önümde, sehpaya eğilince tertemiz kadınlığı tüm pembeliyle burnumun dibine gelmişti. Kalçasına sert bir tokat attım. Ellerimle kalçalarını iki yana ayırdım hemen ve kafamı kadınlığına gömdüm Büşra’nın. Onun bana yaptığı gibi yapmayı planlamıştım ama kontrolden çıkmışcasına saldırdım Büşra’nın kadınlığına. Emiyor, ısırıyor, dilimi sokup çıkarıyordum. Kalçalarını ayırıp birleştirip kadınlığının dudaklarını emip sündürüyordum. Büşra daha ilk yapışmamda inlemeye başlamıştı. Sağ elimin işaret parmağını ne ara soktum bilmiyorum kadınlığına ama parmağımla onu becermeye başladım. Baş parmağım bir ara kara deliğine değdi. Büşra irkildi birden. Hafifçe bastırınca da içine kayıp girmişti. “oohhh…. amımı götümü parmaklarınla sik bakalım” diye mırıldandı. Yavaş yavaş koltuğa doğru döndürdü kendini. Kollarını koltuğun kolçağına dayayıp koltuğun üzerinde dört ayak pozisyonuna geçince ben de koltukta dizlerimin üzerine kalktım. Önümde domalmış Büşra’yı bir erkek gibi baş parmağım götünde, işaret parmağım amında becermeye başladım. Kasıklarımı da kalçalarına dayayıp çekiyordum. “off… siktin amımı götümü sik beni Tuğçe… Amımı doyur parmaklarınlaaa” diye inlemeleri güçlendi Büşra’nın iyice. Saçını sağa sola sallıyor, sol eliyle göğüslerini okşuyor, yoğuruyor, arada kendi kalçasına tokat atıyordu. O inledikçe ben hızlanıyordum, ben hızlandıkça o daha fazla inliyordu. “Erkeğim, sik beni, amımı götümü sik” diye inleye inleye kasılmaya başladı. Elimi yakaladı ve hem kara deliğine hem de kadınlığına daha fazla bastırıp çekmemi engelledi. Belini yukarı aşağı hareket ettiririrken kendi kendine, avcumun içine kadınlık sıvıları damlamaya başlamıştı ufak ufak.

Kendini yavaşça koltuğun sırtına doğru devirdiğinde göğüsleri yoğrulmaktan pespembe olmuştu. Yüzü ter içindeydi ve kadınlığının dudakları arasından beyaz sıvıları usul usul süzülüyordu. “Gel buraya erkeğimmmm” diye seslendi. Üzerine uzandım ve dudaklarımız buluştu tekrar. Usul usul öpüşüp birbirimizin vücutlarını okşadık bir süre. “Delisin kızım sen, erkek olsan böyle sikemezdin beni” diye mırıldandı Büşra. Son bir senedir tek verdiğim insan sensin” diye güldüm. “Benim de” diye yanıtladı Büşra… “Erkeğim sensin artık” diye ekledi küçük bir buse koyarken dudaklarıma. “Kadınım” diye yanıtladım ben de onu bir buse ile.” diye devam etti Tuğçe.

Eski Defterler Bölüm 1 https://xhamster.com/stories/esk-defterler-giri-ve-b-l-m-1-9718028
Eski Defterler Bölüm 2 https://xhamster.com/stories/esk-defterler-b-l-m-2-ay-a-9721934

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir